/ 
 / 
 / 
Vaatlerin Altında Ezilen Güven Duygusu

Vaatlerin Altında Ezilen Güven Duygusu

Güven; koşulsuz olarak, kuşku duymadan inanmak, bağlanmak olarak tanımlanabilir. Güvenin ilk tohumları, çocukluk döneminde ebeveynlerle yani aile içerisinde atılır.

Çocuğunuzun Yalanını Yakaladığınızda Ne Yapmalısınız?

Evet, çocuklar yalan söyler. (Aynı biz yetişkinlerin söylediği gibi) İyi haber ise, eğer ebeveynler “yalan-yok” politika

Çocukluk çağında gelişen güvenin ileriki yaşlarda gelişen sosyal ilişkilerine transfer edildiği biliniyor. Gelişim psikolojisi ve psikanaliz alanlarında çalışmaları olan, özellikle insanların sosyal gelişim teorisi ile tanınan ve "Kimlik bunalımı" kavramını ilk kez kullanan Amerikan Psikolog Erik Erikson'un psikososyal gelişim modelinde de güven duygusu ilk basamaktır.

Peki ailelerin güven duygusunu zedeleyici en temel davranışları nelerdir ve dışarıdan masum gibi görülen bu vaatler çocuklarda ne tür etkilere neden olur?

Gerçek dışı vaatler bazen o an ki durumu kurtarmak adına yapılan bazen de elde olmayan nedenlerden ötürü yerine getiremediklerimiz olarak ikiye ayrılıyor. 

Nedeni ne olursa olsun bu tip karşılayamadığımız vaatlerle, çocuklarımızın saf ve masum inanma duygularını ellerinden alıyoruz. Ancak aile çocuğunun neden böyle olduğunu, ya hiç anlamıyor, ya da anladığında iş işten geçmiş oluyor. 

Örneğin; “Yemeğini yersen seni parka götüreceğim”, “Şimdi uyursan, uyanınca sana sürprizim var” vb. gibi vaatleri kullanarak çocuğumuza yaptırmak istediğimiz şeyler için süslü yalanları kullanıyoruz. Çocuk yemeği yiyip bir hevesle kapıya fırlıyor ama anne-babası parka götürmeyeceğini söylüyor ya da uyandığında sürprizi arıyor, olmadığını görüyor. 

İşte bu gibi anlar yüzünden anne- babasını algılama şekli değişmeye başlıyor. O zaman kadar sakin olan çocuk hırçınlaşıyor, kızgınlık duygusuyla hareket ediyor. İlerleyen zamanlarda çocukta güven duygusu, yalan söyleme davranışıyla kodlanıyor. 

Ergenlik döneminde arkadaşlarına, öğretmenlerine ve ailesine yalan söylemeye başlıyor. Yetişkinlik döneminde müdürüne, iş arkadaşına, eşine durumu idare etmek adına yalanlar söyleyebiliyor. Bir şekilde yalanlarının çocuk üzerindeki etkilerine şahit olan ebeveynler ise; “Çocuğum için yaptım, hatırlamaz, unutur sandım”, “O biraz daha fazla yesin gelişsin, ödevini yapsın, başarılı olsun diye vaatlerde bulundum, o esnada imkânlar da uygun olmadığından ya çok sonra ya da hiç yerine getiremedim” gibi cümlelerle kendilerini savunuyorlar. 

Lütfen kelimelerinizin gücünü farkında olun ve çocuk yetiştirmedeki etkisini asla göz ardı etmeyin!

Görüntüleme Sayısı: 11,233 Yayınlanma Tarihi: 13.12.2016
Zeynep Şimşek Uzman Pedagog

Yorum Yap

Sonraki Makale

Sevgili Bebek Ve Sağ Beyin Eğitiminin Olmazsa Olmazları

Sevgilibebek.com’u yayına başladığı 2013 yılının Kasım ayından itibaren tanıyan ve takip eden ebeveynlerimiz Türkiye’de