/ 
 / 
 / 
Çocuklara Bağ Kurmayı Öğretmek

Çocuklara Bağ Kurmayı Öğretmek

Çocuklarımızın çatışmalardan, tartışmalardan uzak kalması için elimizden geleni yaparız, ancak bunu başaramayız. Çocuklar büyüdükçe çevredeki kişilerle, diğer çocuklarla etkileşime girerler ve ilişkilerde bazı münakaşaların ve anlaşmazlıkların olması normaldir.

Güvenli Anne Bebek Bağlanması

Yaşamda ilk kişilerarası görevimiz ilk bakıcımızla ki bu çoğu zaman annemizdir, bağ kurmaktır.

Çocuğumuzu tartışmalardan uzak tutamasak da, başkalarıyla iletişim halinde olduğunda ve işler istediği gibi gitmediğinde bu durumla nasıl başa çıkacağını öğretebiliriz.

Anlaşmazlıklar, ufak tartışmalar yalnızca aşılması gereken sorunlar değillerdir. Aynı zamanda çocuğumuza ilişkilerinde daha başarılı olmaları için deneyim kazanmalarına yardımcı olabileceğimiz fırsatlardır. Fakat elbette çatışmalarda başarılı olabilmek ve baş edebilmek biz yetişkinler için bile kolay değildir. Bu yüzden çok yüksek beklentiler içinde olmamamız gerekir. Yine de çocuklarımızın yetişkinliğe giden yollarında ikili ilişkilerinde onlara ışık tutmalıyız.

Empati… Çocuklarımızın tartışmalarda, ikili ilişkilerinde başarılı olabilmesi için temel kural empati kurabilmeyi öğrenmeleridir. Okul öncesi çağda çocukların empati kurabilmeyi öğrenmesi kolay değildir. Benmerkezci yapıları nedeniyle olayların ve kişilerin yani tüm dünyanın kendi çevresinde döndüğünü düşünürler.

Bir olaya başka bir kişinin gözünden bakabilmek kolay değildir. Biz kendi gözümüzle görür ve gördüğümüzü biliriz. Ancak karşılaştığımız durumlarda karşımızdaki kişinin ne düşündüğünü, nasıl hissettiğini düşünmeyi denersek, çıkan tartışmaları daha sağlıklı bir şekilde çözme şansımız olur.

Bu çocuklara öğretmesi zor bir beceridir, özellikle hararetli bir tartışmanın ortasındayken. Fakat çocuğumuza söylediklerimize dikkat eder, kelimelerimizi daha özenli seçersek istediğimiz dersi çocuğumuza verebiliriz.

Örneğin, kızınız veya oğlunuz yanınıza gelip kardeşinin saçını çektiğini söylediğinde, “Sen ne yaptın peki ona? Durup dururken saçını çekmiş olamaz” demek yerine sakinliğinizi koruyarak, sohbete farklı bir şekilde başlayabilirsiniz. Öncelikle çocuğunuzu suçlamak yerine, onu anladığınızı hissettirmelisiniz. “Acımış olmalı” demeniz, sizin onu anladığınızı hissettirir. Çocuğunuzu anladığınızı ona hissettirmeniz hem güven duygusunu tazeler, hem de savunma kalkanlarını zayıflatır. Böylece çocuğunuza kardeşinin neler hissettiğini sorabilir ve empati yapmasını sağlayabilirsiniz. Yani çocuğunuzla öncelikle siz empati kurarak duygularını anladığınızı hissettirirseniz savunma kalkanlarını indirerek, sizinle diyaloğa geçmeye hazır olur ve çözmeniz gereken soruna ikiniz birlikte odaklanabilirsiniz.

Haklısınız çocuklara her zaman bu şekilde yaklaşmak mümkün olmayabiliyor. Ancak olaylara karşı yaklaşımınız bu şekilde net olduğunda, zamanla çocuğunuz da çözüm yolunu kavrayacaktır.

Sözel olmayan iletişi öğretmek ve gözlemci olmasını sağlamak… Hislerimizi her zaman sözlerle ifade etmeyiz, mimiklerimiz, yüz ifadelerimiz, duruşumuzu da kullanırız. Çocuklarımızın ise bu sözel olmayan ifadeleri anlayabilmeleri her zaman kolay değildir.

Örneğin, oynadıkları bir oyunda arkadaşı yenilen çocuğunuza, arkadaşının biraz teselliye ihtiyacı olabileceğini söyleyebilirsiniz. Arkadaşının asılmış yüzü, eğik başı bunun kanıtı olabilir. Bu gibi küçük teselli ve benzeri yaklaşımlar yani çocuğunuzun empati yeteneğini kullanarak karşısındakine yaklaşması sağlam arkadaşlıkların ve yetişkinlikte başarılı ilişkilerin temelini oluşturur.

Tartışmalardan sonra işleri yoluna koymak için harekete geçmek… Özür dilemenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz ve çocuklarımıza da özür dilemeyi öğretiyoruz. Ancak çocuğumuz özür diledikten sonra olayın kapandığını düşünüyor olabilir. Ona aslında özür dilemenin yalnızca bir başlangıç olduğunu göstermeliyiz.

Kırılan bir oyuncak, kötü bir söz ya da bir tekme… Bu ve benzer durumlar sonunda özür dilemenin ardından, çocuğunuzun başkalarının hislerine önem vermeyi öğrenmesi ve bozulan ilişkilerin bir şekilde düzeltilmesi gerektiğini öğrenmesi için bir şeyler yapması gerekir. Örneğin kırılan oyuncağın onarılması veya yenisinin alınması, söylenen sözün aslında anlık sinirle söylendiğinin açıklanması, ya da nazik bir davranış, birlikte bir özür mektubu yazmak, arkadaşa resim çizmek gibi hareketlerle sevgisini ve samimi pişmanlığını eyleme dökmesi gerekir.

Bahsettiğimiz bu 3 temel kural çocukların ve elbette yetişkinlerin ikili ilişkilerinde daha başarılı ve mutlu olmalarının temel noktalarıdır. Bu bahsettiklerimizi çocuğunuzun hemen anlamasını, kabul etmesini ve uygulamasını bekleyemezsiniz. Ancak sabırla, sevgiyle ve tekrarlayan deneyimlerle çocuğunuzun daha başarılı olduğunu göreceksiniz.

İlgili aramalar: Çocuk gelişimi, Çocuk psikolojisi, Çocuklarda arkadaşlık, Çocukla etkileşim, Çocuklarla iletişim, Çocuk
Görüntüleme Sayısı: 2,079 Yayınlanma Tarihi: 11.11.2016
SevgiliBebek Sevgili Bebek

Yorum Yap

Sonraki Makale

Çocuğunuzun Sağ Beyniyle İletişim Kurun

Her gece çocuğunuza bir masal veya hikaye anlatıyorsunuz ve ikinci bir masalı istediğini bilmiyorsunuz bile