/ 
 / 
 / 
Bebeğinizin Konuşma ve Dil Gelişimi İçin Yapabilecekleriniz

Bebeğinizin Konuşma ve Dil Gelişimi İçin Yapabilecekleriniz

Bebeğinizin ilk 12 ayı muhteşem bir değişim anlamına gelir. İlk gülümsemeden, agulardan başlayarak anne –baba sözcüklerini öğrenmelerine kadarki süreç içinde bebekler yakın çevreleriyle özellikle de ebeveynleri veya bakım verenle iletişim içinde olmaya bayılırlar.

2-3 Yaş Çocuklar İçin Dil Gelişim Aktiviteleri

Çocuğunuz 2-3 yaş aralığına geldiğinde, artık daha güçlü, daha dengeli, daha fazla kelime biliyor.

Bu ilk 12 ay içinde bebeğinizin iletişim becerilerini arttırmaya ve destekleyici bir sürü şey yapabilirsiniz ve bu yapacaklarınızı gayet basit eylemlerden oluşur. Gülün, konuşun, şarkı söyleyip ona bir şeyler okuyun.

Neden bebeğinizin iletişim becerilerini arttırmaya odaklanmalısınız? Çünkü erken dönem konuşma ve dil becerileri gelecekte okuma yazma ve sosyal becerilerin bir işaretçisi olarak görülmektedir.

Gülümseyin ve Bebeğinize Odaklanın


Bebeğiniz anlaşılır bir biçimde konuşmaya başlamamış olsa da sizin dediklerinizi genel anlamını rahat bir şekilde çıkarabilir. Ayrıca bebekler söylediğiniz sözlerin yanında, bu sözleri nasıl bir ses tonuyla söylediğinizi de fark ederler. Bundan dolayı bebeğinizin sizinle ilk konuşma deneylerini olumlu bir havayla ve dikkatinizi ona vererek onu cesaretlendirin.

  • Bebeğinize sık sık gülümseyin, özellikle de o “agulamak” olarak da bilinen bebek seslerini çıkarırken.

  • Bebeğiniz agularken veya gülerken başka bir yere bakmak veya başka birisiyle konuşmak yerine bebeğinize dönün ve ona ilgi gösterin.

  • Bebeğinizin ilk kelimelerini anlamaya çalışırken sabırlı olun. Kelimelerden ziyade bebeğinizin anlık ruh halini gösteren yüz ifadelerine odaklanmaya çalışın.

  • Bebeğinize olumlu bir yaklaşımla dikkat kesildiğinizi sık sık gösterin, böylece o sizinle “konuşmaya” siz meşgul olsanız bile daha istekli olacaktır.

Bebeğinizi Taklit Edin


Bebeğinizin konuşma gelişimi ilk anından itibaren çift yönlü bir etkileşim olmalıdır. Bebeğinizin çıkardığı sesleri taklit ederek bebeğinize önemli bir mesaj vermiş olursunuz: onun hissettikleri ve sizinle iletişim kurma çabası sizin önem verdiğiniz olgulardır.

  • Bebeğinizin sesini taklit ederek onunla dialoglar kurun. Bu onun dialog formatında konuşmaya alışmasını sağlayacaktır.

  • Bebeğinizin “baa baaa” ve “guu guu” gibi çıkardığı sesleri taklit edin ve onun size başka bir sesle karşılık vermesini bekleyin. Bu cevaptan sonra tekrardan bebeğinizin çıkardığı sesi tekrarlayın.

  • Ne kadar bebeğinizin ne dediğini anlamasanız da, cevap vermekten çekinmeyin ve elinizden gelenin en iyisini yapın.

  • Dialoğunuzu gülümseyerek ve onun yüz ifadelerini taklit ederek destekleyin.

  • Vücut dili kişiler arası iletişimde çok önemli bir yer tuttuğundan dolayı, bebeğinizin vücut dilini de taklit edin.


Bebeğinizle Sık Sık Konuşun


Bebekler yetişkinlerin özellikle de ebeveynlerin konuşmalarını işitmekten memnun olurlar, hele bu konuşma onlara yönelik sıcak ve mutlu bir ses tonuyla yapılıyorsa. Bebekler çevrelerinde konuşulan ses tonlarını taklit ederek konuşmayı öğrenirler. Başka bir deyişle, bebeğinizle ne kadar sık mutlu ve sıcak bir ifade içeren ses tonuyla konuşursanız dil ve konuşma becerileri o kadar hızlı gelişebilecektir.

Birçok yetişkin bebekler ile konuşurken özel bir ses tonunu benimserler. Bu konuşma yüksekçe bir ses tonu ile ve abartılı mimiklerle süslenen, kelimelerin tane tane bir biçimde telaffuz edildiği bir konuşma biçimidir. Bu biçim konuşma bebeklerin dünyasında beslenme ve rahatlıkla ilişkilendirilmiş bir anlam taşır. Böylesi bir konuşma biçiminin bebeklerinin yetişkinlerin konuştuğu biçimde konuşmayı öğrenmesini kesinlikle engellemeyeceği bilinmelidir.

Bebeğinizin işitsel gelişimine destek olmak üzere ona günlük yaptığınız işleri naklen yayın yapar mantığı ile sürekli anlatıyor olmanızda uzmanlar büyük yarar görmekteler. Bebeğinizi beslerken, altını değiştirirken ve genel anlamda onunla ilgili bir eylem içindeyken ona sürekli bu eylemleri anlatıyor olmanız, bebeğinizin yakın çevresindeki nesneler ile sizin çıkardığını dilin sesleri arasında bağlantılar kurmasını destekleyecektir.

Mama veya dede gibi iki hecenin tekrarı olan basit kelimeleri sürekli tekrarlamanız bu kelimeleri ilgili kişiler veya nesneleri işaret ederek tekrarlamanız bebeğinizin bu kelimelerle nesneler veya kişiler arasında doğrudan bağlantı yapmasını geliştirecektir.

Bebekler Nasıl Konuşmayı Öğrenirler?


Ebeveynler çoğunlukla bebeklerinin tam olarak ne zaman konuşması gerektiğini sorgulama eğilimi içindedirler. Bu her bebeğe göre çok değişkenlik gösteren bir alandır. Bazı bebekler 12.ayın içinde basit birkaç kelimeyi söyleyebilirken bazıları ise 18 aya kadar hiçbir şekilde konuşma çabası göstermeyebiliyorlar ama sonrasında birden bire hızla konuşmaya başlayabiliyorlar.

1-3 ay arası:

Bu ilk aylarda bebekler etraftan duydukları gerek insan seslerine gerekse müzik seslerine şarkılara kulak kesilir, gülebilir, heyecanlanarak agularlar. Bu dönem bebeğinize kitap, dergi okumak için kesinlikle erken değildir. Bebeğinize herhangi bir yazılı eser okumak onun beyin gelişimine yardımcı olacaktır.

Müziğin pek çok bebek üzerinde sakinleştirici bir etkisi vardır. Bebeğiniz bazı basit şarkıları tekrarlanması halinde tanımaya başlayacak ve agulayarak veya gülümseyip hareketlenerek tepki verecektir.

4-7 ay arası:

Bu dönemde bebekler konuşmalarının sizi etkilediğini fark ederler. Daha sık ses çıkarmaya başlayıp ebeveynlerinin tepkilerini ölçerler. Bebekler bu dönemde ses tonlarıyla ve yüksekliğiyle ufak deneyler yapmaya başlarlar. Tıpkı sizin bir konuşma sırasında yaptığınız gibi agularken ses tonlarını değiştirmeye ve seslerini yükseltip alçaltmaya başlarlar.

Bebeğinizi “top” veya “bal” gibi kısa kelimelere alıştırmak için söz konusu objeyi göstererek bu objenin dediklerinizle bağlantısı olduğunu bebeğinize gösterebilirsiniz. Sevgili Bebek Zeka Kartları da bu çalışma yöntemiyle bebeğin zihninde seslerle görüntüleri eşleştirebilmesini sağlamaktadır.

Bebeğinizin konuşmasını geliştirmek için kısa kelimelere yoğunlaşın. Kısa kelimeler kullanın ve kelimeleriniz arasında bebeğinizin tepki vermesini bekleyin. Bu da bebeğinizin kendi bebek dilinde cevap vermesini sağlayacak ve aranızda bir dialog oluşturacaktır.

8-12 ay arası:

Tüm ebeveynler için bebeklerinin ilk “anne” veya “baba” kelimesi özel bir andır. Bununla beraber bebeğinizin bu kelimeleri ilk birkaç kez söyleyişi tamamen tesadüf olabilir. Bebekler bu dönemde kendini tekrarlayan hecelerden oluşan sözcüklerle konuşmaya çalışırlar ve “ba-ba”, “ga-ga” ve “da-da” gibi hece gruplarını sık sık tekrarlarlar.

Bebeğinizin bu konudaki gelişimine yardımcı olmak için gün içinde kısa kelimeleri gülümseyerek ve ona ilgi göstererek sık sık tekrar edin. Bu bebeğinizin gelişmekte olan beynin gün içinde gördüğü objelerin görüntüleriyle sizin çıkardığınız sesleri eşleştirmesini sağlayacaktır. Bu yaş aralığında bebeğiniz sizinle dialog kurmaktan büyük zevk alır. Ayrıca tekrarlardan ve ikilemelerden oluşan şarkılardan ve oyunlardan da büyük keyif alırlar.

Doktor Randevusu Gerektirecek Durumlar


Bebeğiniz ilk yılı içerisinde sizin “agulamalarınıza” kendi agularıyla cevap vermelidir. “Evet”, “Hayır” gibi basit kelimelere, adına ve basit isteklere (“Dur”) tepki vermelidir.

Ne kadar dil gelişimi her bebekte aynı hızda olmasa da, ve normal dil gelişimi büyük kapsamlı bir süreç olsa da, bebeğinizin dil gelişimi hakkında herhangi bir şüphenizde doktorunuzla görüşmenizin yararı olacaktır. Özellikle bir önceki paragrafta bahsedilen tepkileri vermeyen bebeklerde konuşma geriliği gözlenebilir.

Bu yazı http://www.webmd.com/parenting/baby/infant-development-9/baby-talk?page=1 adresinden derlenmiştir.

İlgili Aramalar: Bebeklerde konuşma, Bebeklerde konuşma gelişimi, Bebeklerde konuşma geriliği, Konuşma gelişimi, Bebek nasıl konuşmayı öğrenir, Bebek gelişimi, Bebek, Bebek beyin gelişimi, Bebek beyni
Görüntüleme Sayısı: 48,748 Yayınlanma Tarihi: 11.11.2016
SevgiliBebek Sevgili Bebek

Yorum Yap

Sonraki Makale

Şekersiz Bir Beslenme Tarzına Geçiş: Bilmeniz Gerekenler

Sağlık uzmanlarına göre fazla şeker katkılı gıdalar diyabet, obezite ve bir çok daha hastalığa sebep olabilmektedir.