/ 
 / 
 / 
Besin alerjileri

Besin alerjileri

Besin alerjisi vakalarının çoğu yaşamın ilk birkaç yılında meydana gelmektedir. Ancak aile geçmişinde bahar nezlesi, astım veya egzama gibi alerjiler ya da atopik hastalıklar bulunmaması durumunda boş yere endişelenmeye gerek yoktur. Aslına bakılırsa çoğu bebekte besin alerjisi görülme oranı oldukça düşüktür – yaklaşık % 6.
Bebeğinize Yedirmemeniz Gereken 10 Gıda Türü

Her ebeveyn bebeklerinin geniş bir damak tadı olsun ister. Fakat bazı besinleri çocuğunuz okul çağına girene kadar ondan

Bebeklerde alerjik reaksiyon riski taşıyan en yaygın besinler:

  • İnek sütü ve süt ürünleri

  • Çerez ve çekirdekler

  • Yumurta

  • Buğday içerikli gıdalar

  • Balık, özellikle kabuklu deniz ürünleri

  • Reaksiyona neden olabilen ancak çok nadiren gerçek bir alerjiye yol açan taneli ve yumuşak meyveler ve turunçgiller

Eğer ebeveynlerin biri veya her ikisinde ya da bir kardeşte besin alerjisi veya atopik hastalık geçmişi varsa, bebeğinizin alerjik bir rahatsızlık geçirme riski daha yüksektir. Yiyecekler tek tek ve sıkı gözetim altında verilmelidir. Aşağıdaki önlemleri almak en sağlıklısıdır:

  • Eğer mümkünse, ilk altı ay bebeğinizi sadece anne sütü ile besleyin. Eğer mümkün değilse, doktorunuzla “hipoalerjenik” bir devam sütü kullanımı hakkında konuşun.

  • Sütü kestiğinizde, bebeğiniz en azından altı aylık olana kadar yukarıda listelenen riskli besinlerden uzak durun. Bunun yerine, alerjik reaksiyona yol açması muhtemel olmayan pirinç unu, kök sebzeler, elma ve armut gibi yiyeceklerle başlayın.

  • Yeni yiyecek grupları bebeğe 2 ila 3 gün süresince, her seferinde bir yiyecek verilerek tanıştırılmalıdır. Böylece, bir reaksiyon durumunda buna hangi yiyeceğin neden olduğunu anlayabilirsiniz.

  • Eğer aile geçmişinde belirli bir yiyeceğe karşı bir besin alerjisi varsa, çocuğunuz en azından altı aylık olana kadar bu yiyecekten kaçının.

  • Eğer çocuğunuzun buğdaya ya da inek sütüne karşı alerjisi olabileceğinden şüpheleniyorsanız, doktorunuza sormadan bebeğinizin diyetinden süt gibi temel gıdaları çıkarmayın.

Çocukların çoğu üç yaşından sonra alerjilerinden kurtulsa da, bazı alerjiler – özellikle yumurta, süt, balık, kabuklu deniz ürünleri veya çerez hassasiyetleri – hayat boyu devam edebilir.

Alerjik reaksiyon nedir?

Alerjik reaksiyon genelde zararsız bir maddenin bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla bir tehdit olarak algılanması ve dolayısıyla kanda yüksek miktarda antikor üretiminin tetiklenmesiyle meydana gelir. Bu durum egzama, ürtiker (kırmızı veya beyaz, kaşıntılı, kabartılı lekeler), bahar nezlesi, astım, ishal ve hatta büyüme geriliği gibi çeşitli durumlara yol açabilir ya da katkıda bulunabilir. Çocuğunuzun buğday veya inek sütü gibi temel besinlere alerjisi olduğu ortaya çıkması durumunda, dengeli beslenme konusunda uzman görüşü almanız gerekmektedir.

Gıda intoleransı

Gıda intoleransı bazen “yalancı” besin alerjisi olarak adlandırılan, vücudun belirli yiyecekleri düzgün olarak sindirememesiyle ortaya çıkan durumdur. Bu durum genelde geçicidir ve bağışıklık sistemini ilgilendiren gerçek besin alerjisiyle aynı şey değildir. Ancak aynı belirtileri gösterebilmesi dolayısıyla çocuğunuzun inek sütü gibi temel besinlere alerjisi olduğunu düşünüyorsanız devam sütünüzü değiştirmeden önce çocuk doktorunuza danışmalısınız.  Bebeğinizde görülen yan etkiler büyük ihtimalle geçicidir.

Besin alerjisi nasıl teşhis edilir?

Besin alerjisi; kusma, kaşıntı ve ağız, boğaz ve deride şişkinlikten dirençli ishaller, karın ağrısı, egzama, deri döküntüleri ve hırıltılı solunuma kadar pek çok belirtiye yol açabilir. Bu belirtiler başka sebeplerle de ortaya çıkabileceğinden, kaynağın besin alerjisi mi olduğu ya da eğer öyleyse alerjinin hangi besine karşı olduğunu anlamak genellikle zordur. Reaksiyonlar belirli bir besini yedikten hemen sonra veya saatler, hatta gecikmeli olarak günler sonra da ortaya çıkabilir. Eğer çocuğunuzun belirli bir yiyeceğe karşı alerjisi olabileceğinden endişeliyseniz, bir uzmana danışmalısınız.

Bebekler artık altıncı aydan itibaren – daha önce değil – yavaş yavaş katı mamalarla tanıştırıldığı için, küçük bebeklerde alerjik reaksiyonlarla önceki kadar sık karşılaşılmamaktadır. Ancak on sekiz aylıktan küçük bebekler hala alerji geliştirme olasılığı fazla olan gruba dahildir.

Pek çok kişi alerjiler için gıda katkı maddelerini suçlasa da; süt veya buğday gibi doğal besinlere karşı geliştirilen reaksiyonlar, katkı maddelerine karşı geliştirilen reaksiyonlardan muhtemelen en az yüz kat daha yaygındır.

Besin alerjisi teşhisi koymanın en sağlam yolu şüphelenilen veya en yaygın görülen alerjenleri elemektir. Belirtilerin geçmesi beklenmeli ve yaklaşık altı haftalık bir süre içinde, belirtiler tekrar ortaya çıkana kadar şüphelenilen alerjenler tek tek yeniden verilmelidir. Bu tür bir “eleme” rejimi ancak tıbbi gözetim altında ve kayıtlı bir diyetisyenin yardımıyla yapılmalıdır. Elektrot testi ve kinezyoloji gibi diğer yöntemler besin alerjisi teşhisi için güvenli yollar değildir.

İnek sütü proteinine karşı alerji

Bu alerji çocukların % 3’ünü etkileyen ve en sık karşılaşılan besin alerjisidir. Devam sütü veya herhangi bir süt ürününe karşı gelişen bir reaksiyon dakikalar içinde veya birkaç gün sonra ortaya çıkabilir. Kramp, ishal, kusma, deri kızarıklıkları veya nefes alma zorluğu belirtiler arasındadır.

Eğer bebeğiniz inek sütü içeren devam sütüne karşı hassassa; size reçeteyle satılan, özel olarak geliştirilmiş hipoalerjenik devam sütü önerebilecek olan doktorunuza danışın. Bu devam sütünün oldukça farklı bir tadı vardır ve anne sütü tatlıyken bu süt biraz acımsı olabilir. Eğer hala emziriyorsanız, bebeğiniz bu sütü içmeye pek hevesli olmayabilir ancak sabredin; emzirmeyi bıraktığınızda bebeğiniz devam sütünün tadına alışacaktır.

Anne sütü bebekler için en iyi süttür ancak emziren annelerin tükettiği süt ürünleri bebeklerine anne sütü yoluyla geçebildiği için bazen annelerin de süt ürünlerini diyetlerinden çıkarmaları gerekebilir. Bununla beraber, bu durum sadece doktor tavsiye üzerine yapılmalıdır.

Eğer çocuğunuzun inek sütü proteinine alerjisi varsa, diyetinden bütün süt ürünleri – peynir, yoğurt, tereyağı, dondurma ya da çikolata gibi – çıkarılmalıdır. Daha az ciddi bazı vakalarda – örneğin; inek sütü alerjisinin egzamaya neden olduğu durumlarda –süt ürünleri az miktarda alındığında kaldırılabilinir.

Bebeğinize soya sütü içeren devam sütünü sadece pratisyen hekim veya çocuk doktorunuzun tavsiye ettiği durumlarda verin. Neredeyse tüm vakalarda anne sütü veya başka çeşit bir devam sütü daha sağlıklı seçeneklerdir. Soya sütü içeren bebek sütleri uzun vadede üreme sağlığı için risk oluşturabilen yüksek miktarda fitoöstrojen içerikleri dolayısıyla altı aylıktan küçük bebeklere tavsiye edilmemektedir. Bir yaşına gelinceye kadar bebeğinize ana içeceği olarak soya sütü vermekten kaçınmak muhtemelen akıllıcısıdır. Aynı zamanda iki yaşın altındaki çocuklara ana içecekleri olarak süpermarketlerde satılan standart soya sütünün verilmemesi gerektiği de unutulmamalıdır – çocukların daha besleyici olan, özel bebek formüllü soya sütü kullanmaları gerekmektedir.

Bebekler soya içerikli devam sütü içtiğinde, karışık diyetlerinin bir parçası olarak bazı soya ürünleri tüketen yaşça büyük çocuklara göre ağırlıklarının çok daha az olması dolayısıyla yüksek konsantrasyonda fitoöstrojen almış olurlar.

Tatlandırılmış soya sütü ve soya margarini normal inek sütü ve tereyağının iyi birer yedeğidir. Aynı zamanda ayçiçek margarini kullanabilir, pek çok soya içerikli yoğurtlara ve tatlılara ulaşabilirsiniz. Keçiboynuzu çikolatanın yerini tutabilir. Ancak, bazı soya peynirleri süt kalıntıları içerebildikleri için uygun olmayabilirler

Eğer süt ürünlerinden uzak durmanız gerekiyorsa, alternatif kalsiyum kaynakları bulmak önemlidir. Sütsüz peynirler, tofu, yeşil yapraklı sebzeler, kurutulmuş meyveler, çekirdekler, ekmek ve takviye edilmiş soya içecekleri bazı örneklerdir.

Laktoz hassasiyeti

Laktoz sütte bulunan şekerdir. Laktoz hassasiyeti; sindirim kanalında laktaz adlı sindirim enziminin olmaması sebebiyle bu şekeri sindirememe durumudur. Esasında bir alerji değildir. Yaygın belirtiler ishal, kramp, gaz ve karında şişkinliktir. Laktoz hassasiyeti kalıtsal olabilir – vücut yeterli miktarda laktaz üretmez – ya da gastroenteriti (sindirim sistemi enfeksiyonu) takiben ortaya çıkabilir. Gastroenterit sonrası lâktaz üreten alanların zarar görmesi sonucu laktozun sindirilememesi üzerine problemler ortaya çıkar. Birkaç hafta ila birkaç ay içinde enzim yeniden sentezlenmeye başlar ve laktoz da normal bir biçimde sindirilir.

Bazı çocuklar kısa süreliğine sütsüz bir diyete ihtiyaç duyabilir. Doktorunuza danıştıktan sonra, normal süt yerine hidrolize devam süt verebilirsiniz.

Gıda alışverişi yaparken içindekiler kısmında sütün; süt yerine başka isimlerle – kazein, kazeinat, yağsız (non-fat) süt ve peynir altı suyu gibi – anıldığı ürünlere dikkat etmelisiniz. Bazen laktoz hassasiyeti olan çocuklar az miktarda sert peyniri (düşük laktozlu bir ürün) ve yoğurdu (bu durumda laktoz bir bakteri tarafından sindirilir) kaldırabilirler ancak bu durum her çocukta değişkenlik gösterir.

Fıstık alerjisi

Fıstık ve fıstık içerikli yiyecekler – anafilatik şok gibi hayati tehlikesi olan alerjik reaksiyonlara neden olabilirler – konusunda tedbiri elden bırakmamak en akıllıcısıdır. Herhangi bir besin alerjisi geçmişi olan ailelerde, bebek üç yaşına gelene kadar fıstık içeren tüm ürünlerden uzak durulması önerilebilir ve daha sonra fıstıkla tanıştırılma öncesinde tıbbi doktor tavsiyesi alınabilir. Yağlar rafine edildiği ve fıstık proteini ortadan kalktığı için fıstık yağı içebilen bitkisel yağlar problem teşkil etmez. Fıstık ezmesi ve ince öğütülmüş çerezler, ailenin alerji geçmişi olmaması durumunda ancak altıncı aydan sonra verilebilir. Boğulma riski sebebiyle beş yaşından küçük çocuklara herhangi bir yemişin bütün halinde verilmemesi tavsiye edilmektedir.

Yumurta

Bebeklerin genellikle yumurta beyazındaki proteine alerjisi bulunmaktadır. Bebeğinizin ağzı yumurtaya dokunduktan sonra hemen şişebilir, ürtiker (kırmızı veya beyaz, kaşıntılı, kabartılı lekeler) ise yaygın başka bir reaksiyondur. Ne kadar çok yiyeceğin yumurta içerdiğine inanamazsınız – pastane ürünlerinin içindekiler etiketinde belirtilmediği sürece yumurta içerdiğini farz etmek her zaman daha güvenlidir. Yumurtalı ürünler albümin, lesitin E322, ovoglobülin, ovalbümin, ovomüsin ve vitelin olarak da listelenebilir. Süpermarketlerdeki yumurta alternatiflerini alabilirsiniz.

Glüten hassasiyeti

Glütenin buğdayda ve aynı zamanda arpa, çavdar gibi diğer tahıllarda bulunması dolayısıyla ekmek, makarna, kahvaltılık gevrek, kek ve kurabiye gibi temel gıdalar glüten içermektedir. Çölyak hastalığı glütene daimi hassasiyet şeklinde ortaya çıkan ciddi bir tıbbi durumdur. Aile geçmişinde çölyak hastalığı bulunması çocuğunuzun da bu hastalığa sahip olma riskini artırır. İştahsızlık, büyümede yavaşlık, karında şişkinlik ve soluk, köpüklü, kokulu dışkı çölyak hastalığının belirtileri arasındadır. Hastalık kan testi yapılarak tıbbi olarak teşhis edilebilir ve fiilen sindirim kanalı duvarına endoskopi yoluyla bakılarak onaylanabilir. Bu teşhislerin buğday diyetten çıkarılmadan önce yapılması gerekmektedir aksi takdirde test sonuçları yalancı pozitif çıkabilir.

Daha önce de belirtildiği gibi, bebekler altıncı aylarından önce glüten içeren gıdalarla tanıştırılmamalıdır. 4 ila 6. ay arasında verilen mısır ve pirinç gibi tahıllar glütensiz olmalıdır. Pirinç unu başlangıç için en güvenli tahıldır. Daha sonra ise; buğday makarnası yerine pirinç, pirinç eriştesi veya karabuğday; buğday içerikli kahvaltılık çeşitlerinin yerine de pirinç ya da mısır içerikli gevrekler kullanın. Glütensiz ekmek, un, makarna ve kekler bazı marketlerde bulunabilir.

Araştırmalar çölyak hastalarının çoğunun ölçülü miktarlarda yulaf (örneğin; bir kâse yulaf ezmesi) yiyebildiğini göstermektedir. Beyaz unun yerine mısır unu, beyaz, esmer veya öğütülmüş pirinç ya da patates unu kullanılabilinir.

Gıda katkı maddeleri ve gıda boyaları

Gıda boyası olan tartrazin gibi yaygın kullanılan bazı gıda katkı maddeleri çocukların küçük bir azınlığında alerjik reaksiyonlarla ilişkilendirilmiştir. Katkı maddeleri ile hiperaktivite arasında bazı bağlantılar bile rapor edilmiştir. Suni tatlandırıcılar ve boyalar gibi katkı maddelerinin küçük bir kısmının ve buğday, süt gibi doğal besinlerin bebeklerin davranışlarını değiştirebildiğine dair bazı kanıtlar bulunmuştur. Ancak, yukarıda da belirtildiği üzere bu yalnızca küçük bir azınlıktır – ebeveynlerin düşündüğünden çok daha küçük bir olasılık.

Kuru kayısıların sülfür dioksitle işlem görüp görmediğini etiketlerine bakarak kontrol edin. Bu madde hassas bebeklerin küçük bir kısmında astım ataklarını tetikleyebilir.

Egzama

Egzama karmaşık bir konudur ve egzamalı çocuklar her zaman pratisyen hekimleri tarafından muayene edilmelidir. Egzama çoğunlukla besinler değil çamaşır deterjanı, sabun, çimen veya havadaki polenler gibi diğer faktörler sonucu ortaya çıkar. Eğer ailede egzama geçmişi varsa, anne sütü ile beslenme olayın başlangıcını geciktirebilir. İnek sütü, çerezler, buğday, yumurta ve kabuklu deniz ürünleri gibi besin alerjileri ile en çok ilişkilendirilen yiyeceklerin riski egzama için de geçerlidir.

Prematüre bebeklerin sütten kesilmesi

Eğer prematüre doğan bir bebeğiniz varsa, sütten kesme zamanı değişiklik gösterir. Otuz yedi haftadan önce doğan bebekler prematüre olarak kabul edilir. Demir ve çinko gibi yapı maddelerinin bebeklerin vücuduna hamileliğin son haftasında depolanmaya başlaması sebebiyle preterm bebeklerin demir ve çinko gibi belirli besinlere ihtiyaçları daha büyüktür.

Birçok prematüre bebek “düzeltilmiş” yaşı (çocuğun beklenen doğum zamanından itibaren hesaplanan yaşı) altı aylık olmadan önce katı mamalara geçmek için hazırdır. Prematüre bebeklerin “düzeltilmemiş” yaşı (çocuğun beklenen değil asıl doğum zamanından itibaren hesaplanan yaşı) dört ila altı aylık arasındayken katı mamalara geçilmesi tavsiye edilir.

Bebeklerin sütten kesilmeye hazır olduğunu gösteren özel bir işaret bulunmamaktadır ve bebeğinizi sütten çok erken kesmemek adına bu karar çocuk doktorunuz ve bebeğinizin beslenmesiyle ilgilenen diğer sağlık uzmanlarıyla konuşulmalıdır. Öte yandan, pütürlü mamaların çok da geç verilmemesinin bazı yeme bozukluklarının önüne geçebildiği düşünülmektedir. Bebeklerin en azından düzeltilmemiş yaşları dokuz aylık olduğunda biraz yumuşak pütürlü mamalardan tüketmeleri önerilmektedir. Bebeğinizin yapabildiğinde elleriyle yemesine izin vermek, el ve göz koordinasyonunun gelişmesine yardım ederken aynı zamanda ileride onu çeşitli yiyecekleri daha kolay kabul etmeye de teşvik edecektir.

Kısmen prematüre bebekler anne sütüyle beslenebilir ancak prematüre bebeklerin emzirilmesinin açık yararlarını gösteren bilimsel delillerin yanında doktorlar ve hemşireler bunu her zaman tavsiye etmemektedir. Bunun sebebi, doktorların bebeğin aldığı süt miktarının sıkı bir şekilde kontrol edilmesi konusundaki endişeleridir. Sonuç olarak, yenidoğan yoğun bakımındaki bebeklerin çoğuna ya sağılmış anne sütü ya da devam sütü verilmektedir. Bebekleri hastanedeyken sütlerini sağan annelerin uyguladığı yöntem beslenme için oldukça yararlı ve bağışıklık oluşturmaya yardımcıdır ancak aynı zamanda da zor bir iş olabilir. Anne sütünün bağışıklığı koruma açısından fizyolojik faydalarının çoğunun ilk birkaç ayda oluşturulduğunu unutmayınız. Eğer anne sütünden yararlanılamıyorsa, prematüre bebekler standart devam sütünden farklı olarak daha fazla kalori, protein, vitamin ve mineral içeren özel bir bebek devam sütü ile beslenir. Prematüre bebekler büyüme açısından bir “yetişme” durumunda olma eğilimindedirler ve genelde daha yüksek miktarda süte ve zamanında doğan bebeklerden daha sık beslenmeye ihtiyaç duymaktadırlar.

Prematüre bebekler sütten kesildiğinde, verilen mamaların enerji bakımından çok düşük olmamasına – bebeğinizi sebze ve meyve püreleriyle doldurarak sütün sağladığı besin öğelerini yerinden etmek doğru değildir – önem verilmelidir. Özel devam sütü veya anne sütü ya da biraz tereyağı veya zeytinyağı ile hazırlanmış patates veya tatlı patatesle hazırlanan pürenin yanında; yumurta, peynir, yoğurt ve avokado gibi yiyecekler de sütten kesmenin ikinci aşaması için ideal besin değerlerine sahip gıdalardır. Özel devam sütü veya anne sütüyle karıştırılmış (demir bakımından zenginleştirilmiş) pirinç unu, kahvaltılar için uygun bir seçimdir ancak biraz meyve püresi ekleyerek tadını değiştirmeyi deneyebilirsiniz. Duymuş olabileceğiniz şeylerin aksine, bebekler her zaman lezzetsiz mamaları tercih etmezler. Bunun yanında, bebeğinize protein ve demir kaynağı besinler verdiğinizden emin olmalısınız. Bebeğinizi altıncı ay civarında etle ve biraz daha sonra da balıkla tanıştırın. Eğer et veya balık vermek istemiyorsanız, az miktarda fasulye, bezelye veya mercimek püresi uygun alternatiflerdir. Dengeli beslenme sağlamak ve bebeğinizin ileride mızmızlanarak yemek yiyen bir çocuk olmasını engellemek için çok çeşitli yiyecekler sunun.

 
İlgili aramalar: Bebeklerde besin alerjileri, Bebeklerdealerji, Bebeklere katı mama vermek, Besin alerjileri, Çocuğuma ne zaman katı besin / mama verebilirim / vermeliyim, Katı besin vermek, Katı besinlere geçiş, Katı mamalara geçiş, Püreler
Görüntüleme Sayısı: 21,149 Yayınlanma Tarihi: 11.11.2016
SevgiliBebek Sevgili Bebek

Yorum Yap

Sonraki Makale

Kremalı sebze veya meyve püresi

Buğday, arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan ve altıncı aydan önce verildiğinde besin alerjisine neden olabilen bir pr