/ 
 / 
Küçük Yönetici: Konrolcülük Ve Krizlerin Önemi

Küçük Yönetici: Konrolcülük Ve Krizlerin Önemi

Henüz çok ufakken bile bebek annesini bakışlarıyla takip ederek onun yanında olup olmadığını kontrol eder. 

Bir Vaka; Küçük Çocuğunuzu Nasıl Hırçınlaştırırsınız?

Size anlatacağım olay Kurban Bayramı'nın 2. günü yaşadığım ve ne yapacağımı bilemediğim bir olay.

En ufak yaşlardan itibaren kontrol etmek isteriz. Kontrol duygusu, yaşamak için bir ihtiyaçtır. Henüz çok ufakken bile bebek annesini bakışlarıyla takip ederek onun yanında olup olmadığını kontrol eder. Anne de bebeğinin iyi halinden emin olmak için sık sık yattığı yerden onu izler. Büyüdükçe bebeğiniz artık çevreye daha hakim hisseder ve sizi, arkadaşlarını, oyuncaklarını kısacası birçok eşya, kişi ve olayı kendi istediği şekilde kontrol etmeye çalışır. İşte tam da 2 yaş civarı artan kontrol duygusu ve beraberinde gelen hakim olma arzusu size ve ona zor anlar yaşatabilir, ilişkinizde gerginlik çıkabilir. Hemen hemen 4 yaş civarına kadar yüksek düzeyde giden kontrolcülük okula başlama ile birlikte biraz daha dinginleşir. Ancak çocuğun bu kontrolcülüğünün neyi ifade ettiğini anlamakta ona yardımcı olabilmek ve onu doğru şekilde eğitebilmek adına fayda var!

2-4 yaş döneminde yer alan çocuklar için kontrol duygusu çok önemlidir. Bu yaş döneminde çocuklar gerek anne babalarıyla gerekse akranlarıyla aralarındaki ‘karşılıklı’ ilişkiyi fark ederler. Bu ilişki biçiminde; öncesinde her şeyin daha talep edilmeden edinildiği bir dönemden alıp-verme işine girişildiği; kendinde olanı vermek zorunda kalarak mutsuzluğun, hoşnutsuzluğun da fazlaca yaşanabildiği bir döneme girilir. Kısacası 'alış-veriş' olayını fark ederler! Ellerinde olanı kaybetmemek için inatçılık ifade eden davranışlar göstermeye başlarlar – ki bazen bu tip durumlar kriz şeklinde de yaşanabilir. İstediğini alamadığında ağlar, karşısındakinin ondan istediğini yapmak istemediğinde de!

Kısacası çocuğunuzun anladığı şudur: artık istediğini istediği yerde ve anda elde edemeyebilir! Çevrenin koyduğu engeller; yasaklar ve kurallar fark edilir. Çocuk bu durumun isteklerini ertelemek, bekletmek olduğunu fark edene kadar yine de kontrolü kendi elinde tutmaya çalışacaktır.




İstediğini Elde Etmek


Bu karşılıklı ilişkiyi fark eden çocuk, anne ve baba ya da diğer kişiler de ondan bir şey talep ettiğinde  kendinde olan bir şeylerden vazgeçmek ya da o an istemediği bir şeyleri yapmak zorunda kalabilmektedir. Böyle durumlarda, sizin isteklerinizi reddedebilir, karşı çıkarak kendi isteklerini savunur ve dolayısıyla bütün bunlar öfke doğurabilir. Bu durumda inatçılık beraberinde yaşanan öfke patlamaları da ilişkinizi zora sokabilir. Bu gibi çatışmalı bir durumda çocukla onun gibi inatlaşmamak gereklidir. Önce siz sakin olun. Yapmanız gereken; alternatifler düşünerek kontrolün bazen onda bazen ise sizin elinizde olduğu yerler yaratıp bunu ona hissettirmektir. Çocuğun da kendi kontrolünü hissedeceği yerler -örneğin oyuncak oynama, oda kuralları gibi - bulup kurallar yaratmasına izin verilmelidir. Aynı şekilde çocuğun da sizin de kontrolünüzün olması gerektiği durumlar çocuğa anlatılmalıdır. Dolayısıyla çocuğunuz da siz de çatışmaya girmek yerine birbirinize karşı saygı duymayı daha kolay hale getirmiş olursunuz. Unutmamalısınız ki anne baba olarak onun hakimiyet duygusunu tanıyıp saygı gösterdiğinizde o da sizin kurallarınızı ve hakimiyetinizi daha kolay benimseyecektir.

Krizin oluşmasında anne babanın çocuk ile giriştiği çatışmanın nasıl yaşandığının da etkisi büyüktür.  Çocuk istekleri yerine gelmediğinde kontrol edemediği şeyleri nasıl elde edebileceğini düşünmeye başlar. Türlü türlü numaralarla sizin  nelerden mutlu olup-olmadığınızı ayırt eder ve isteklerine sizi mutlu ederek ulaşmaya çalışır. Bu durumu fark ettiğinizde ise ilişkinizde önemli bir noktayı yakalamış olursunuz.

Çocuğunuzun sürekli sizi hoş tutarak izinler almaya çalışması karşısında ne yapacağınız çok önemlidir. Bu tür davranışlarını alışkanlık haline getirip getirmemesi de çoğu zaman size bağlı bir durumdur. Çoğunuz bu tür davranışlardan hoşlanmasanız da onun güler yüzüne, sevimli hareketlerine karşı hassas davranıp kendi yönünüzden sapabiliyorsunuz. Evet ara sıra yapılan bu tür davranışları hoş görülebilse de eğitim ve disiplin açısından pek de doğru hareket etmemiş olursunuz. İzin verdiğiniz müddetçe çocuğunuz isteklerini yaptırmak için benzer yolları denemeyi öğreniyor. Çocuklar bir kere bile verilen izinleri çok kolay öğrenir ve tekrar tekrar denemek isterler. Bununla birlikte sizden aldığı izinler karşısında isteklerine erişebilen çocuğunuza bir süre sonra 'hayır' demeye başladığınızda, kendi isteklerini yaptırma yönünde daha fazla direnebilir. Belirli bir disiplin anlayışını benimseyerek çocuğunuzun isteklerine verdiğiniz cevaplarda tutarlı olabilmek çocuğun da bulunduğu dünyayı daha güvenilir bir yer olarak algılamasına ve engellenmelerle daha kolay baş edebilmesine izin verir. Sürekli istediği gibi hareket etmesine izin verdiğinizde çocuğunuz için bu durum yaşı ilerledikçe daha büyük bir soruna dönüşecektir. Öncelikle çocuğun sosyal gelişimi daha yavaş ilerler ve girdiği ortamdaki özellikle akranları tarafından oyun içerisine alınmak istenmeyebilir. Kontrolcülüğü baskın olan çocukların yuvada öğretmenin söylediklerine uymakta daha da zorlandığı, arkadaşlarıyla ortak oyun kurmakta becerilerinin daha yavaş geliştiği ve okulun kurallarına uymada genel olan problem yaşadıkları daha sık görülmektedir. Özetle; çocuğunuza iyi bir örnek olarak onu ilk olarak evde eğitmeye başlayın ve birlikte yaşamanın kurallarını ve gereklerini öğrenmesine izin verin.

İlgili Aramalar: Çocuklarda kontrolcülük, 2 yaş sendromu, Çocuk gelişimi, Çocuk davranışları, Bebek gelişimi, Bebek davranışları, Kontrolcülük
Görüntüleme Sayısı: 9,792 Yayınlanma Tarihi: 11.11.2016
Ayca Bolten Ülkü Anne Baba Koçu

Yorum Yap

Sonraki Makale

Yoğurtlu Tavuk ve Kuşkonmaz Çorbası

18. aydan itibaren Yoğurtlu Tavuk ve Kuşkonmaz Çorbası tarifimizi bebekleriniz için hazırlayabilirsiniz.